<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Geleneksel Tıraş Forumları - Domuz Kılı Sakal Fırçaları]]></title>
		<link>http://www.geltir.com/</link>
		<description><![CDATA[Geleneksel Tıraş Forumları - http://www.geltir.com]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:27:08 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[OBJE PROFESSIONAL DOMUZ KILI TIRAŞ FIRÇASI]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14945</link>
			<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 03:29:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14945</guid>
			<description><![CDATA[150 tl ye 28 mm düğüm kalınlığında şu anda satılıyor extrashaving sitesinde. Merak ettiğim 100% domuz olarak açıklama kısmında belirtmişler. 150 tl gibi bir fiyata bu fırçanın satılması bana ilginç geldi. Sizin fikirleriniz nedir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[150 tl ye 28 mm düğüm kalınlığında şu anda satılıyor extrashaving sitesinde. Merak ettiğim 100% domuz olarak açıklama kısmında belirtmişler. 150 tl gibi bir fiyata bu fırçanın satılması bana ilginç geldi. Sizin fikirleriniz nedir?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OBJE PROFESSIONAL DOMUZ KILI TIRAŞ FIRÇASI]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14944</link>
			<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 21:42:57 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14944</guid>
			<description><![CDATA[150 tl ye 28 mm düğüm kalınlığında şu anda satılıyor extrashaving sitesinde. Merak ettiğim 100% domuz olarak açıklama kısmında belirtmişler. 150 tl gibi bir fiyata bu fırçanın satılması bana ilginç geldi. Sizin fikirleriniz nedir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[150 tl ye 28 mm düğüm kalınlığında şu anda satılıyor extrashaving sitesinde. Merak ettiğim 100% domuz olarak açıklama kısmında belirtmişler. 150 tl gibi bir fiyata bu fırçanın satılması bana ilginç geldi. Sizin fikirleriniz nedir?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Acca Kappa Fırça (Efsane Performans)]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14811</link>
			<pubDate>Wed, 24 May 2023 15:45:09 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14811</guid>
			<description><![CDATA[Uzuuuunca bir aradan sonra tekrardan merhabalar,<br />
<br />
Geçtiğimiz hafta İtalya’nın Bologna kentinin ara sokaklarından birinde tarihi bir “drogheria”ya rastladım. İmpa ile eski usül mahalle bakkalı karması, otantik bir mekandı. Merak ettim, girip bir bakayım dedim. Mütevazı bir dükkan olmasına rağmen çeşit bolluğu dikkatimi çekti. Tıraş fırçası sordum. İtalyan beyefendi bir kutu çıkardı. İçerisinde 8-10 tane fırça vardı. Simpson’dan ağzım yandığı için hesaplı bir fırça almak istedim. En kötü Bologna hatırası derim, verdiğim paraya acımam diye düşündüm. <br />
<br />
İçlerinden beğendiğim boyuttaki domuz fırçayı seçtim. 11-12 Euro civarı bir para verdim. Eve gelip yakından incelediğimde fırçanın uçlarının neredeyse çatallanmış olduğunu gördüm. Fırçayı biraz bulaşık deterjanlı suda beklettikten sonra rodaj falan yapmadan direkt yüzde köpürtmeye başladım. Sonuç harikaydı.<br />
<br />
İlk tıraş sonrası fotoğrafları paylaşıyorum.[img]https://ibb.co/qk1b5xn <a href="https://ibb.co/vH3q85q" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://ibb.co/vH3q85q</a> <a href="https://ibb.co/J5JMRq2" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://ibb.co/J5JMRq2</a>[/img]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Uzuuuunca bir aradan sonra tekrardan merhabalar,<br />
<br />
Geçtiğimiz hafta İtalya’nın Bologna kentinin ara sokaklarından birinde tarihi bir “drogheria”ya rastladım. İmpa ile eski usül mahalle bakkalı karması, otantik bir mekandı. Merak ettim, girip bir bakayım dedim. Mütevazı bir dükkan olmasına rağmen çeşit bolluğu dikkatimi çekti. Tıraş fırçası sordum. İtalyan beyefendi bir kutu çıkardı. İçerisinde 8-10 tane fırça vardı. Simpson’dan ağzım yandığı için hesaplı bir fırça almak istedim. En kötü Bologna hatırası derim, verdiğim paraya acımam diye düşündüm. <br />
<br />
İçlerinden beğendiğim boyuttaki domuz fırçayı seçtim. 11-12 Euro civarı bir para verdim. Eve gelip yakından incelediğimde fırçanın uçlarının neredeyse çatallanmış olduğunu gördüm. Fırçayı biraz bulaşık deterjanlı suda beklettikten sonra rodaj falan yapmadan direkt yüzde köpürtmeye başladım. Sonuç harikaydı.<br />
<br />
İlk tıraş sonrası fotoğrafları paylaşıyorum.[img]https://ibb.co/qk1b5xn <a href="https://ibb.co/vH3q85q" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://ibb.co/vH3q85q</a> <a href="https://ibb.co/J5JMRq2" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://ibb.co/J5JMRq2</a>[/img]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SATILIK: Semogue 1470 Domuz Kılı Fırça]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14781</link>
			<pubDate>Fri, 21 Apr 2023 11:33:17 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14781</guid>
			<description><![CDATA[Razorus.com dan 260 tl ye aldım. Break in işlemi yapıldı ve koku gitmesi için 1 kez köpürtüldü. Onun dışında sıfırdır. Tekliflerinizi yorum olarak atabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Razorus.com dan 260 tl ye aldım. Break in işlemi yapıldı ve koku gitmesi için 1 kez köpürtüldü. Onun dışında sıfırdır. Tekliflerinizi yorum olarak atabilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Semogue 2000]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14718</link>
			<pubDate>Sat, 07 Jan 2023 11:39:05 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14718</guid>
			<description><![CDATA[Herkese merhaba. Razorustan semogue2000 domuz kılı fırça aldım. Fırçada köpük yutma sorunu var. bu durumu yaşayan varmı<br />
<br />
<br />
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herkese merhaba. Razorustan semogue2000 domuz kılı fırça aldım. Fırçada köpük yutma sorunu var. bu durumu yaşayan varmı<br />
<br />
<br />
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[https://www.nebioglukuafor.com sitesi hakkında]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14409</link>
			<pubDate>Sat, 02 Apr 2022 15:29:49 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14409</guid>
			<description><![CDATA[Komşularım öncelikle Ramazanınız mübarek olsun. Benim sorum konu başlığındaki internet sitesi hakkında. Daha önce bu siteden alışveriş yapan oldu mu? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız? Teşekkürler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Komşularım öncelikle Ramazanınız mübarek olsun. Benim sorum konu başlığındaki internet sitesi hakkında. Daha önce bu siteden alışveriş yapan oldu mu? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız? Teşekkürler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Danidom Tarihçesi | Danidom (Eurostil) Tıraş Fırçası İncelemesi | Danidom Röportajı]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14228</link>
			<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 09:16:48 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14228</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Danidom Tarihçesi | Danidom (Eurostil) Tıraş Fırçası İncelemesi | Danidom Röportajı]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14227</link>
			<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 09:16:01 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14227</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Danidom Tarihçesi | Danidom (Eurostil) Tıraş Fırçası İncelemesi | Danidom Röportajı]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14226</link>
			<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 09:14:56 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14226</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><a href="https://ibb.co/mDQ2npr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/2nXCzJ0/anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" alt="anthony-imbert-life-in-philadelphia.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anthony Imbert. Life in Philadelphia</span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanyolların tıraş yöntemi diğer milletlerinkinden biraz farklıdır"</span> diyor Herman Melville, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bir ucunda, çeneyi tam içine alacak biçimde çukurlaştırılmış bir uzantısı olup, fırça kullanmak yerine leğendeki suya batırılıp yüze sürtülen sabunla yapılan köpürtme işlemi sırasında, çeneyi tam kavrayacak biçimde tutulan, özellikle 'berber leğeni' denen bir leğenleri vardır"</span> şeklinde devam ettiği romanında baştan sona bir tıraşın tasvirini yapar. Bu tasvirlerin yer aldığı roman, olay örgüsünün 1800'lerin hemen başında geçtiği Benito Cereno'dur. Daha sonra tasvir etmeye devam eder Melville, Don Cereno'nun tıraşı için yapılan hazırlıkları, seçilen usturanın avuç içinde kayışlandıktan sonra Cereno'nun tenine değmesiyle oluşturduğu o ürpertiyi anlatır. Cereno'nun boynuna tam da bu ürpertiden ötürü bir kesik atıldığında da okur tıpkı kendi boynuna kesik atılmış gibi hisseder. Söz konusu dönemde alışık olunduğu şekilde bir losyonla tıraş bitirilir. Bu tıraş rutininde bizlerin bugün alışık olduğu anlamıyla bir şeyler eksik hissettirir. Pre-shave krem mi? Hayır. Bir balm mı? Hayır. Sakalları yumuşatabilmek adına bugün tıraş rutinlerimizin vazgeçilmezi olan fırçadır eksik olan. Bugünkü bildiğimiz haliyle tıraş fırçalarının 18. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıktığını -ki ben bunun bundan çok daha önce gerçekleştiğini düşünüyorum; ancak bu başka bir postun konusu- ve içerisinde bulunulan mekânı (denizin ortasında, bir gemide) göz önünde bulundurduğumuzda tıraş fırçasının eksikliği kendini pek hissettirmez; ancak 21. yüzyılın içine düşüp de günlük tıraşlarını eski usule göre olmaya çalışan, İspanya'dan ciddi anlamda prestij sahibi tıraş kozmetiği çıktığını bilen biz tıraşofillerin aklına şöyle bir soruyu getirir: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"İspanya'da tıraş fırçası yok muydu?"</span><br />
<br />
Bugün dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve üretildiği ülkelerin adı zikredildiğinde akla gelen firmaların olduğu hepimizin malumudur. Ancak söz konusu İspanya olduğunda cevap vermekte bir tereddüte düşer insan. Bu incelemede fırçalarını denedikten sonra artık "İspanya" denildiğinde aklıma gelen ve bu konumu benim nazarımda sonuna dek hak ederek kazanan bir firmayı ve fırçalarını ele alacağız: DaniDom marka fırçalar. Gerek uluslararası forumlar gerekse de Türk forumlar olsun daha evvel kendisine diğer markalar kadar pek yer bulamamış oluşu, kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen bir hazine misali bekleyişi beni bu incelemeyi kaleme almaya itti. Uzun diyebileceğim bir süreden sonra ilk kez bir fırça beni bu denli heyecanlandırdı. Peki sizlere neler anlatacağım? Nelerden bahsedeceğiz? Bu inceleme iki bölümden oluşacak. İşe öncelikle firmayı, firmanın geçmişini tanıtmakla başlayacağız. Daha sonrasında DaniDom fırçaların sahip olduğu emsalsiz sap tasarımı hakkında konuşacağız. Birinci bölümün sonuna geldiğimizde ise fırçanın incelemesini bulacaksınız. İkinci bölüm ise işin benim açımdan en ilginç kısmını oluşturuyor. Türk forumlar tarihinde daha evvel yapılmamış bir şey bu ve bunu hayata geçirirken duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Firmanın sahibi olan ve liderliğini yürüten dostum Daniel Domènech i Dot ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız ikinci bölümde. <br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">I. BÖLÜM</span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. 1. DANİDOM: FİRMA TARİHÇESİ</span><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TBvDMDn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/GvxfQf1/2-DANIDOM-LOGO.png" alt="2-DANIDOM-LOGO.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3ChKHCk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/4VNkxVJ/Joan-Domenech.jpg" alt="Joan-Domenech.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
Joan Domenech i Castanyer, oldukça çetin geçen İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelen dönemde 1955 yılında firmayı kurdu. Genel anlamda kuaför malzemelerine yönelik üretimleriyle bugün Barselona'da üretime devam eden DaniDom'un kökleri de 1955'de Torello'da (Katalonya, İspanya) atılmış oldu. Söz konusu tarihlerde İspanya'da mevcut olan otarşiyle endüstriyel anlamda belirli bir altyapıya haiz olan Katalonya'da yeni oluşumlar doğdu. DaniDom da bunlardan biriydi. Kurulduğu dönemden 70'lere kadar fırçalar Francisco Millán Badia'ya (Industrias Beter S.A. şirketinin müdürü) Barselonalı bir beyefendi olan Benacloche tarafından temin ediliyordu; ancak 70'lere gelindiğinde Benacloche sağlık sebeplerinden ötürü emekliye ayrıldı ve böylece bugünkü DaniDom tam anlamıyla doğmuş oldu. Tam anlamıyla doğmuş oldu diyorum çünkü bu yıllarda Daniel'in babası Benacloche'den firmayı devralmıştı. Firma devralınmıştı, tek şiarları tıraş tarihine damgasını vurabilecek minvalde fırçalar üretmekti; ancak buradaki tek sorun bu prosese dair Benacloche denli bilgi sahibi olmamalarıydı. Bu da onları aslında ustası oldukları bir oyunda tekrar çırak olmaya kadar itti. Baba ve oğlu, tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğine dair uzun çalışmalar yürüttükten ve çeşitli fikir alışverişinde bulunduktan yalnızca 3 ay sonra Industrias Beter S.A.'ya düzenli olarak eskisini aratmayan, hatta birçok anlamda da onu geçen fırçalar temin etmeye başlamıştı bile. Daniel bu süreci anlatırken <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bunu yapmak çok doğru bir karardı, çünkü o dönem bize bugün sahip olduğumuz knotu getirdi, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz etmek zorunda kalmıştık"</span> ifadelerini kullanıyor. Sonraki dönemde Industrias Beter S.A.'nın başındakiler değişse bile DaniDom bir şekilde ayakta kalmayı başardı. Sağlam bir temel üzerine kurulu ve yaptıkları fırçalara gerçekten bir altmetin yerleştirmeyi becerebilen DaniDom o zamanlardan bugüne dek profesyonellere hizmet etmiş bir firma olarak karşımıza çıkıyor. Firma bugün Daniel ve çocukları Ester ile David tarafından üretimine Katalonya'da devam ediyor. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/SyVyVPG" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/dMkMkrx/daniel-ve-ocuklar.png" alt="daniel-ve-ocuklar.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmanın ismi kulağa ilgi çekici gelmekte. Firmanın ismi, Daniel'in isim ve soyisminden ileri geliyor aslında. Daniel'in Dani'si ve Domènech'in Dom'unun birleşimi: DaniDom.<br />
<br />
 Firmanın sahip olduğu tecrübe ve motivasyonla ürettiği ürünlere bakacak olursak ürün gamının çeşitli olduğunu görüyoruz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/gF230k5" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/fGg23jh/r-n-gam.png" alt="r-n-gam.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/pyGzZPk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C2N7vtS/3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" alt="3-DAN-DOM-R-N-GAMI.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2. DaniDom'un Tercih Ettiği Sapın Tarihçesi ve Eşsizliği</span><br />
<br />
DaniDom'u özel kılan yalnızca birikimi ve tecrübesi değil, tıraş fırçalarında kullandıkları tarihi bir altyapıya sahip olan sap da onları özel kılan hususlardan bir diğeri. Bu sap tarihte başka markalarca da kullanılmış; ancak DaniDom'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü evvelce kullanmış oldukları sap tasarımını halen kullanmaya devam ediyorlar. Bu, takdir edersiniz ki, müthiş bir bağlılık göstergesi. Zamanla ufak oynamalar ya da belirli ekolojik sebeplerden dolayı kullandıkları materyallerde değişikliklere gitmişler; ancak fırçaların geneline bakıldığı zaman aynı tasarımın izlerini taşıdıkları görülebilmekte:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/MNQwMMd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/gghqzzY/3-danidom-f-r-alar-1.png" alt="3-danidom-f-r-alar-1.png" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zVdyXbr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/3mKDpW7/3-Danidom-f-r-alar-2.png" alt="3-Danidom-f-r-alar-2.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bunun yanı sıra custom fırçalar da üretiyorlar. Onlardan birkaçı:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/p1ydxbf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/TwLtkY4/Danidom-f-r-alar-3-custom.png" alt="Danidom-f-r-alar-3-custom.png" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Gelin hep birlikte neden bu sapın özel bir yeri olduğuna daha yakından bakmaya çalışalım. Önceki incelemelerimden birinde de bahsettiğim üzere bu sap esasında İngiliz kraliçesinin bahriyelilere hediye ettiği tıraş kiti içerisinde bulunan bir modeldi. Bahsekonu tıraş kiti içerisindeki fırçaya bir göz atalım:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/RYwDPy6" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/JmJs2Qp/eng.jpg" alt="eng.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Daha sonra 1. Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan şarbon hastalığı beraberinde yeni çözümler üretme gerekliliğini de getirdi ve bu fırça tasarımının kökleri tam da o zamanlara uzanır. Knot kısmının  çıkarılıp gereğince dezenfekte edilebilmesi adına vidalı bir sisteme sahip saptan ayrılabilen bir tasarım düşünüldü. Bugün o geleneği günümüzde halen devam ettiren markalardan biri ve belki de başında geleni DaniDom olarak karşımıza çıkıyor. Sap tasarımının daha kolay tahayyül edilebilmesi ve sapa dair anlattıklarımızın özümsenebilmesi adına incelediğimiz fırçamızın ve fırçamızın sapının bir fotoğrafını paylaşmanın yerinde olacağı kanaatindeyim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/TMvs8yd" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/WvxLyCj/Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" alt="Photo-Room-20211217-092343-02.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fGThgSq" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/yBxw9Rd/IMG-20211217-082010-01.jpg" alt="IMG-20211217-082010-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Fırçanın bugün değişimlere maruz kaldığını daha evvel dile getirmiştik; ancak esasına bakılırsa bu yalnızca bugüne özgü bir durum değil, çünkü aynı şekilde bu sap modelinin kullanıldığı zamanda da materyaline yönelik değişimler gerçekleşmekteydi. Bu değişimlere sebep olansa bir güve türüydü.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/3vfVBpL" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/f98Z4kP/Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" alt="Cydalima-perspectalis-MHNT-Imago.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Yanlış duymadınız, bir güve türü. Cydalima perspectalis (İngilizcesi 'box tree moth') olarak adlandırılan ve dilimize şimşir güvesi şeklinde çevrilebilecek güve türünün şimşirleri şiddetli bir zarara uğratması hasebiyle belirli bir dönem bu ağaçlar koruma altına alındı ve şimşir ağacı yerine dişbudak ağacı kullanılmaya başlandı. Dişbudak ağacının seçilmesindeki neden damarlarına rağmen görüntü itibariyle şimşiri, yani orijinalini, anımsatmasıydı. Daha sonra bu model iki dünya savaşı arasındaki dönemde hijyenik sebeplerden ötürü popülerliğe erişti, o dönemdeki berberler de müşterilerinin bu bağlamda memnuniyetini karşılama amacıyla knotları saptan söküp birkaç damla <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hipoklorit</span> damlatılmış suya daldırıyorlardı. Söz konusu dönemde <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Barbicide</span> ya da <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SterimedEndo</span> gibi nimetlerin olmadığını, minvalleri varsa da herkesçe ulaşılamadığı bir dönemi teşkil ettiğini göz önünde bulundurursak bu çözüm bugün dahi kulağa ekonomik ve mantıklı geliyor. Bu dönemlerde Plisson'un da buna benzer bir model çıkardığını kataloglardan takip etmek mümkün:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/w7WXRFF" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Jq74Kww/plisson-f-r-a-katalog.jpg" alt="plisson-f-r-a-katalog.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/zNPDgn9" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/nRQtygd/Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" alt="Plisson-f-r-a-katalog-2.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Aynı dönemde yine Rubberset'in reklamlarına rastlıyoruz. Sap modeline dikkat edelim:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/5s2kz6W" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7rbQTXJ/Rubberset-f-r-a-1.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bJTvKSP" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/jRmwrcT/Rubberset-f-r-a-3.jpg" alt="Rubberset-f-r-a-3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu bize bir şeyler söylüyor olmalı. Aşağı yukarı aynı döneme denk geldiğini söyleyebileceğimiz üç farklı ülkede kullanıldığını bildiğimiz tek bir sistem: vidalı tıraş fırçası sapı. Aslında yalnızca bu fotoğraflara bakarak dahi o dönemlerde şarbon hastalığının nasıl bir etki bıraktığı gözlemlenebilir. Bugün itibariyle Rubberset diye bir marka kalmamış ve Plisson lüks diyebileceğimiz, nitelik anlamında olduğu kadar maddi yönden de yüksek fırçalar üretir haldedirler. Ancak DaniDom bu geleneği bugün dahi devam ettirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3. DaniDom Fırça İncelemesi</span><br />
<br />
İşin tarihi kısmına dair belirli noktaları aktardığımıza göre artık inceleme kısmına geçebiliriz. Fırçamız tamamen el yapımı ve DaniDom tarafından üretilmiş olup ölçüleri yaklaşık olarak şu şekildedir:<br />
<br />
 ○ Toplam uzunluğu  : 115 mm<br />
 ○ Sap uzunluğu      :  61 mm<br />
 ○ Kıl uzunluğu        :  54 mm<br />
 ○ Sapın taban çapı  :  30 mm<br />
 ○ Düğüm kalınlığı: 22mm<br />
 <br />
Plastik bir kutu içerisinde gelen fırçada beni ilk bakışta kendisine çeken iki husus vardı: Knot ve fırçanın eldeki ağırlığı. Fırçanın ağırlığı materyalle alakalı olup tamamen doğal materyaller kullanılmış. Metal kısımda kurşun, alttaki ahşap kısımda ise buxus sempervirens (adi şimşir) kullanılmış. Kurşunun boyanması noktasında kabul edilebilir hatalar var. Sizi rahatsız edecek denli bir hatası yok. Fırçanın altında ise lazer işleme var ki burada daha evvel tecrübe etmediğim türden bir "oyun" göstermiş oldu DaniDom bana. Aşağıdaki fotoğrafta da göreceksiniz, fırça kuru iken bu lazer işleme neredeyse görünmez, belli belirsiz iken su değer değmez "İşte fırçanın gerçek potansiyelini şimdi açtınız!" dercesine DaniDom logosu eşsiz bir renkle karşılıyor bizi:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/wrh3xCh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7Nt86Vt/Photo-Room-20211214-133332.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133332.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y015DLy" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/J3GYxsy/Photo-Room-20211214-133217.jpg" alt="Photo-Room-20211214-133217.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Bu türden nüansların yanı sıra knot da muazzam. Kutudan ilk çıkardığım haliyle bile uçları çatallanmış, kullanıma hazır bir vaziyette idi. Aşağıdaki ilk fotoğrafta kutudan çıkarır çıkarmaz çektiğim hali dururken hemen altındaki fotoğrafta ise ilk kullanımdan sonraki hali yer almakta.<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/7V0Y4LT" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/ftT1vLK/Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" alt="Photo-Room-20211213-234129-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/Y7p5hpZ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/27gzdgN/Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" alt="Photo-Room-20211214-002345-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İlk kullanımda dahi son derece yumuşak olan bu fırçanın yüzdeki masaj hissiyatı hissedilmeye değer. Gerek sap ergonomisi gerekse yüzünüzü okşarcasına yaptığı masajla öne çıkan fırçada beğendiğim bir diğer husus knotun yoğunluğu. 22mm. bir knota göre oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim. Muadili olan fırçalara göre daha ince yapıda diyebileceğim bir kıl tipine sahip olmasının da kılların sapa yoğun bir biçimde yerleştirilmesine kapı araladığı söylenebilir. Şu an elimde DaniDom'a en yakın ölçülere sahip Jaguar 783 var. Yoğunluk bağlamındaki fark aşağıdaki fotoğraflardan rahatlıkla görülebilmektedir. Solda DaniDom fırça yer alırken sağda Jaguar 783'ü görmektesiniz:<br />
<br />
<a href="https://ibb.co/g7wdFVJ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/thczPXD/IMG-20211217-081819-01.jpg" alt="IMG-20211217-081819-01.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Kullanmadan evvel herhangi bir prosedürü talep etmeyen fırçanın birinci tıraşı ile beşinci tıraşı arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu fark en çok da köpük yutma hususunda belli oluyor. Fırçanın kıllarının işlenmiş olması hasebiyle ilk tıraşta biraz köpük yuttuğunu söyleyebilirim; ancak normal bir kullanımda tıraş rutininizde yer verdiğiniz ya da arka arkaya kullandığınız zaman hissedilir şekilde iyi yöne evriliyor fırça. Kıl dökme gibi bir problemle karşılaşmadım zaten tutunamayan birkaç kıl ilk kullanımda dökülecektir, bunu "Fırça kıl döktü" olarak addedemeyiz. Beş-altı tıraştan sonra fırçanın flowuna dair bir yorum yapmak da -aslında daha bunun için erken bile diyebiliriz ama- mümkün oluyor belli bir ölçüde. Knotun aldığı köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz. Bir tıraş kremi üzerinden örnek vermek gerekirse, normal kullandığınız miktarda bir kremi ilk perdede sorunsuz bir şekilde köpürttükten sonra ikinci perdeye geçerken knotun içerideki köpüğü dışarıya verdiğini görüyorsunuz, yani fırçanın üzerinde bulunan köpük sizin ikinci perdeyi rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Tıraş kremini en başta normal miktarlardan biraz daha fazla kullanmanız taktirde de rahatlıkla üç perdeyi çıkarabiliyorsunuz. <br />
<br />
Backbone hususu birçok tıraşofil tarafından merak edilen bir husus, bu konu hakkında fırçanın floppyliğin yanından geçmediğini söyleyebilirim. Yani bir örnek verecek olursam, muadili olan fırçayı (Semogue SOC) kullandığım vakit o fırça çiçek gibi açılıyordu, masaj etkisi yine hissedilir olsa da fırçada köpük yutma problemi de -bu kısım elbette benim tecrübe ettiğim haliyle böyle, yani bana gelen batch de problemli bir batch olabilir peşinen belirtmiş olayım- vardı. Bu fırça bir o kadar yumuşak olmasına rağmen bu gibi problemlere sahip olmamakla beraber gayet kararında bir backbone'a sahip. Batıcılık, çizicilik yok.<br />
<br />
Ülkemizin gündemini oluşturan şeylerden biri ve büyük ihtimalle de en önemlisi de ekonomi hususu. Bu fırça bu noktada da rakipleri karşısında bir adım önde bana göre. Bunların nedeni yazmış olduğum incelemeden az çok çıkabilir esasında; ancak yine de dile getirmekte fayda olduğunu düşünüyorum: Herhangi bir plastik vs. kullanılmayıp doğal materyaller kullanılmış olması ve knotun kalitesi en önemli iki husus, üçüncüsü de sağlam bir işçilik. Fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir mutlaka, vidalama sistemi direkt olarak ahşabın üzerine işlenmiş vaziyette. Bu sizi bir anlığına durup düşündürebilir; ancak tıraş olduktan sonra içini açıp baktığımda vida dişlerine suyun ulaşmadığını deneyimledim. Ancak tam da bu noktada aslında DaniDom oluşabilecek problemleri öngörüp bu modelde yaptığı güncellemede vida kısmını poliüretan bir malzemeden yapıp ahşabın içerisine yerleştirmiş. Ancak benim elimdeki fırça ahşap olan ve "en oldschool" olarak niteleyebileceğimiz model.<br />
<br />
Okuduğunuz için teşekkür ederim, umuyorum sizler için keyifli bir okuma olmuştur. Bu yazıyı ortaya koyarken fırçanın ölçülerini Razorus'tan ve fırça sapına dair belirli detayları İspanyol bir tıraşsever olan Manuel Vazquez a.k.a. Ales'in yürütmüş olduğu İspanyolca tıraş blogu Refineria De Caballeros'tan (URL: <a href="https://refineriadecaballeros.wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://refineriadecaballeros.wordpress.com/</a>) aldığımı eklemek istiyorum. İncelememizin sonuna gelmiş olsak da yazı burada son bulmuyor, çünkü yazımın başında da ifade ettiğim gibi firmanın sahibi olan değerli dostum Daniel Bey ile yapmış olduğumuz röportajının yer aldığı ikinci bölüm var sırada.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2. BÖLÜM<br />
DANİ(EL) DOM(ENECH) İLE RÖPORTAJ</span></span></div>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TiffanyT_Shaves (HY):</span> Daniel, her şeyden evvel benimle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Bu denli güzel fırçalar üreten bir firmanın lideriyle bu röportajı yapmak benim için bir zevk. Kendinizi ve firmanızı bizlere biraz tanıtır mısınız? Ne türden bir geçmişiniz var?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dani(el) Dom(enech):</span> Merhaba, ben Daniel Domenech. 62 yaşındayım. Barselona Üniversitesi'nde Tarih bölümünde ihtisas yaptım. Öğrenimimi bitirdiğim zaman babam 1955'te kurulan şirketi devam ettirmemi teklif etti ve ben de kabul ettim [1977 yılında kabul ettiğini söylüyor - TT], onunla çalışmak büyük bir başarıydı. Bugünse çocuklarım David ile Ester benim izimden yürüyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ne türden fırçalar üretiyorsunuz? Bu arada gördüğüm kadarıyla fırçadan daha fazlasını da üretmektesiniz. Ne tür ürünler üretiyorsunuz genel olarak? Gelecekte tıraş kasesi ya da cilt bakım ürünleri ya da belki de bir tıraş kremi/sabunu yaptığınızı görebilecek miyiz? Böyle bir olasılık var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Neredeyse her türden fırçayı üretebilecek düzeneğe, makinelere sahibiz ama biz sevdiğimiz şeylere yoğunlaşmış durumdayız, örneğin taraklar, saç boya fırçaları, saç boyama kapları, ahşaptan yapılmış ağda spatulaları ve ağdalar, İspanya'da klasikleşmiş ahşap bigudiler ve saça, kuaförlüğe, kozmetiğe dair daha birçok ürün…<br />
Yelpazemizi tıraş kaseleri, tıraş aletleri vb. gibi ürünleri içine alacak şekilde genişletmekteyiz şimdi. Tıraş sabunu denemelerine başladık; ancak günümüz itibariyle onları İspanya'daki mevzuattan ötürü satamamaktayız, İspanyol bürokrasisi bu konuda işbirliğine yanaşmıyor.<br />
Buradaki en önemli husus kullandığımız makinelerin kendimizce imal edilmiş olması, dünyadaki başka hiç kimsede olmaması, makineleri imal eden kişiler bunları herkese satıyorlar ve bu da ürünlerin üretiminin homojen bir yapıya bürünmesine neden oluyor çünkü herkes aynı ürünü farklı renklerde üretmiş oluyor böylece. Biz yalnızca onun nasıl yapıldığını bilen kişinin yapabileceği tarzda bir şey ortaya koymak istiyoruz ve bunu yapıyoruz da, denemiş olduğun fırçayı [incelemesini yaptığım fırçadan bahsediyor - TT] eşsiz ve özel kılan da bu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> "DaniDom" fikri nasıl doğdu? Bu dedenizin ya da dedenizin kardeşinin ya da belki de babanızın fikri miydi? Sizden öncekileri, atalarınızı fırça yapmaya iten şey, onlara ilham veren şey neydi? Bugün size ilham veren şey ne? Marka isminiz nereden geliyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> 1955'te neredeyse her alanda bir yoksulluk vardı, İspanya'nın dünyanın geri kalanından izole olmasını beraberinde getiren otarşi Katalonya'da varolan endüstriyel temelin gelişmesini de beraberinde getirdi. Kolay değildi, yalnızca İspanyol pazarı vardı. Fırça yapımı da Alman menşeli bir makineyle başladı.<br />
70'lerde Barselona'daki tıraş fırçası üreticisi Benacloche şirketi çok yaşlı olduğu için kapatacaktı ve babam devraldı, tıraş fırçalarının nasıl imal edilmesi gerektiğini bilmiyorduk her şeye en baştan başlamamız gerekti ama en baştan başlamak çok doğru bir kararmış, adım adım iyi bir tıraş fırçasının nasıl olması gerektiğini analiz ede ede bize özgü o knot doğmuş oldu. O gün bugündür yalnızca profesyonellere fırça sattık, şiarımız onlar için muazzam araçlar yapmak. Kalite bizi tatmin edecek derecede iyi olduğu için şimdi şahsi kullanım için de fırçalar üretiyoruz; ancak bunu yaparken her zamanki kalitemizden asla ödün vermiyoruz.<br />
Arjantina, Meksika, ABD, Danimarka, Almanya, İtalya gibi ülkelere ihracat yaptık. Hatta Türkiye'ye de yaptık, Kıbrıs'ta bir berberdi sattığımız kişi ancak bu düzenli bir şekilde gerçekleşen bir ihracat değildi.<br />
DaniDom markası da hiç hesapta yokken internetin, e-maillerin doğduğu vakitlerde ortaya çıktı, kolay bir web sitesi bulmak şarttı (<a href="http://www.danidom.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.danidom.com</a>), e-mail olarak da danidom@danidom.com adresini seçtik ki DaniDom ismi benim isim (Daniel) ve soyismimin (Domènech) ilk birkaç hecesinin birleşiminden ileri gelir, kolay bir mail ve web-sitesi olması için böyle bir çözüm ürettik, daha sonrasında da bu, markette DaniDom markasını arayan müşterilerimiz tarafından böylece benimsendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızı Mahon'da ürettiğinizi duymuştum. Hepimizin bildiği gibi Mahon bir zamanlar tarihte İngilizler tarafından işgal altındaydı, bu tarihi olgunun bir şekilde Mahon'da o zaman varolan bakım ürünlerine dair alanı etkilediğini düşünüyor musunuz? Çünkü İngiliz askerler bizzat kraliçenin kendisinden tıraş kiti almaktaydı hediye olarak ve o tıraş kitinde bulunan fırça da İspanyol ustalarca üretilmişti. Bu olguyla çizginizden asla sapmadan üretmeye devam ettiğiniz fırça sapının arasında bir bağlantı var mı? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Aslını söylemek gerekirse şirketimiz Katalonya'da, Barselona'da. Bu fırça modelinin İngilizlerle olan münasebeti doğru ama biraz daha karışık bir durum var. Kısa bir süreliğine İngiliz kraliyet ailesi harbiyelilere bir kit vermiş ama o kitte tıraş fırçası yokmuş, bu daha sonralarda Fransız İhtilali döneminde yapılmış, sonra bahriyelilerin ailelerine verilmiş. İngilizlerin işgali sırasında bu türden gereçlerin birçoğu bir elden geçmeyi [restorasyonu] talep ediyordu ve Minorka'da bu gereçleri yapan zanaatkarlar varmış, özellikle de bahriyelilerin kullandığı fırçaları yapanlar. Benim bu konu üzerine okuduklarım böyleydi, yanılıyor da olabilirim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Dünya savaşları sap tasarımlarınızı ne yönde etkiledi? O dönemlere dair belirli bilgiler var mı elinizde, yani şunu söylemeye çalışıyorum esasen, dünya savaşlarının şirketinizin geçmişinde ne gibi bir yeri var? Bu dönemin izlerini fırçalarda görmek mümkün mü?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu fırçanın kökeni İngilizlerin hediye olarak verdiği kite dayanır ama bu Mahon'un işgalinden çok sonraydı, o kitte bir tıraş fırçası bulunuyordu, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı esnasında ateş hattındaki [siperdeki] askerler birbirlerini tıraş ediyorlardı ve bu aralarında tıraş fırçasından yayılan şarbon vakalarına sebep oldu, bu itibarla da dezenfekte edilebilmesi açısından sökülüp takılabilen fırça doğmuş oldu. Bu fırçaların ilki Amerika'da üretildi, daha sonrasında Fransa'da üretildi [Daniel burada incelemede vermiş olduğum Rubberset ve Plisson gibi markaların tasarımlarından bahsediyor] kısa bir süreliğine, Fransız endüstrisinin savaş dönemindeki çabaları bu fırçanın üretiminin  tarafsız bir ülkeye verilmesine yol açtı o zamandan itibaren de o fırça Fransız, İngiliz, Alman üniformaları gibi ürünlerin yanında Barselona'da üretilmeye başladı, Katalonya'dan savaşa katılan ülkelere gitti bu ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> DaniDom'un sue generis olma özelliği nereden kaynaklanıyor? Sizin fırçalarınızın "DaniDom" olmasını sağlayan özellikler nelerdir? Yani, knotlarınız mı bunu size sağlayan ya da knotların nasıl sapa yerleştirildiği mi ya da yoğunluğu mu? DaniDom'u özel kılan şey ne?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha evvel de söylediğim gibi kendi makinemizi kendimiz için ürettik, bizim yapabildiklerimizi kimse yapamıyor o yüzden. Bundan yıllar yıllar öncesinde bir gün sıfırdan fırçanın nasıl yapılacağını düşünmek durumunda kaldık, tüm o varolan bilgiyi bir kenara bırakmıştık, bizim fırçamız da böyle doğdu işte, onları yapmanın yeni bir yolu idi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Fırçalarınızın saplarının şekillerinden bahseder misiniz biraz? Size ilham veren şey neydi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en sade dizaynı hedefliyoruz, bir dizaynı komplike bir hale sokmak müşteriyi bir anlamda aldatmaktır bana göre, mesela, BIC kalemleri gibi en iyi dizayna sahip olanlar var, sade ve etkin, biz de ürettiğimiz ürünlerde bu türden bir şeyi hedefliyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da işin perde arkasına bakalım. Sıradan bir üretim süreci nasıl ilerliyor? Başlangıçtan bitime kadar ne kadar süre geçiyor?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bu birçok basamaktan oluşan bir süreç ve hepsi çok iyi şekilde senkronize edilmiş olmalı, her basamağın talep ettiği süre ne ise onla uyuşmalı, bu bahsettiğim süreçlerdeki işlemi/süreyi hızlandırmak son tahlilde fırçaya zarar verebilir. Yeni bir fırça yapmak yaklaşık olarak bir haftayı alıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Facebook'taki paylaşımlarınızdan gördüğüm kadarıyla DaniDom yeni tasarımlar ortaya koymaya devam ediyor. Yeni bir tasarıma nasıl karar veriyorsunuz? Onları yaptıktan sonra nasıl bir teste tabi tutuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Daha önce de ifade ettiğim gibi biz her zaman en sade ve en kullanışlı, efektif tasarımı hedefliyoruz. En iyi tasarımlar her zaman en sade olanlarıdır. Fırçalar çevredeki profesyoneller tarafından [Berberleri vs. kastediyor burada] test ediliyor, son sözü her zaman onlar söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Biraz da isimlerden konuşalım. Firmanızın ismiyle alakalı durumu anladık. Peki ya fırça isimleri nereden geliyor? Bir fırçaya isim koyarken size ilham veren bir şey var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçaların ismi benim tarihe olan tutkumdan kaynaklı, tarihi oluşturan serüvenler ve buna katılmış olanlar, onların çabaları en iyi şekilde anılmayı hak ediyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Ürettiğiniz fırçaları el tornasında mı üretiyorsunuz yoksa CNC gibi bilgisayar destekli makinelerle üretim yapan firmaların arasında siz de yerinizi aldınız mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bunların tümüne sahibiz, hem el tornası hem CNC'miz var, her ürüne o ürüne uyacak makineyi kullanıyoruz. Mesela elindeki o fırça tamamen el yapımı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Sizin de bildiğiniz gibi knotların Balkanlardan, Rusya'dan, Çin'den vs. geldiği bir dönem vardı. Bugün baktığımızda firmaların knot tercilerini Çin'den yana kullandıklarını görüyoruz. DaniDom'un knotunu özel yapan şeyi anlatabilir misiniz? Siz de mi kılları Çin'den temin ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Biz her zaman en iyi kılları seçmeye çalışıyoruz, ekseriyeti İspanya'dan oluyor, ama bazen yeri geliyor Çin'den, Arjantin'den alıyoruz ya da yeri geliyor Rusya'dan, Moğolistan'dan alıyoruz ama asla hazır knotları almıyoruz. Asla. Fırçalarımızdaki tüm knotlar %100 tarafımızca yapılır. Bir sap yapıp içine de Çin'den hazır gelen bir knotu takmak çok kolay ama o zaman bir fırça yapmış olmuyorsunuz, yalnızca knotu yerleştirdiğiniz, kılları olan bir tahta parçası yapıyorsunuz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> İnternette bir fırçanın "break in" sürecine dair çok fazla şey görüyoruz. Fırçasını buzdolabına koyan bile var. Herhangi bir fırçayı kullanmadan evvel başvurduğunuz bir yönteminiz var mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Fırçanın kıllarına işkence etmek hiçbir zaman iyi bir şey değil, bazen çok geleneksel bir knot ise yapılması gerekebilir bunun. Bizim fırçalarımızın herhangi bir hazırlığa ihtiyacı yok. İlk tıraştan dahi iyi sonuç verir, ilk kullanımda yalnızca normalde köpük yapmak için harcadığınız vakitten biraz daha fazla harcayın, daha fazla köpük yapın, bu yeterli olacaktır ki sanıyorum bunu çoktan tecrübe ettin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Evet, gerçekten de tecrübe ettim ve olumlu sonuçlar aldım. Peki İtalya, Türkiye ya da Çin menşeli bir domuz fırça kullandınız mı hiç? Kullandıysanız düşüncelerinizi paylaşır mısınız?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Evet, test ettim onları da. Bütün üreticilerin güzel ürünleri olduğu gibi o kadar iyi olmayan ürünleri de var. Kuzeyliler porsuk kılını çok işliyorlar, hoşuma gitmiyor, cildi sertleştirmesi ve masaj yapması açısından verimli değil. Fırçalarını gitgide daha kalın ve kısa [kıl boyutundan ve tipinden bahsediyor] yapıyorlar, bunun nedeni yeterince kıl olmaması ve kılların kısa tabiatı, arzulanan o masaj hissiyatını böyle elde etmeye çalışıyorlar ama halen yapabilmiş değiller.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Görebildiğim kadarıyla ürünlerinizde daha doğa dostu materyaller tercih ediyorsunuz. Bu kararı vermenize ne sebep oldu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Dünyanın evrilmesi buna sebep oldu, çok da iyi şeyler yapmıyoruz tüm dünya olarak. Biri yeni bir iş başlattığında bu zengin olabilmek için oluyor ve bu bizim atalarımızın yaptığına benzemiyor, onlar daha çok ömürleri boyunca sürdürecekleri bir meslek olarak seçmişlerdi işlerini. Dünyamızla bir denge içerisinde yaşamaya geri dönmek zorundayız. Sürdürülebilir kılmanın imkansız olduğu bazı şeyler var ama bunun yanı sıra öyle şeyler de var ki onları sürdürülebilir kılmamak absürtlük, örneğin, bir tıraş fırçasını sürdürülebilir kılmamak absürtlük.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir tıraş fırçası üreticisi olarak geleneksel ıslak tıraşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce tıraş fırçaları neye doğru evrilecek gelecekte ve neyden yapılacak?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom: </span>Zor soru. Atalarımız gibi daha sakin bir yaşam biçimine dönüp dönmememize bağlı olarak değişecek diye düşünüyorum ya da her zaman koştuğumuz ve asla yürümediğimiz bir yaşam biçimini devam ettirmeye bağlı olarak. Bu pandemi süreci iyi sandığımız birçok şeyi değiştirmemize yol açtı, gün geçtikçe daha fazla insanın yaşamak için zaman istediğini görüyoruz ve böyle de olursa daha  fazla boş zamanımız olacak ve o zaman da ıslak tıraş çok güçlü bir şekilde geri dönecek. Burada, Katalonya'da şöyle deriz: "Yaşamak için çalışmak lazım; çalışmak için yaşamak değil".<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Bir yılda kaç tıraş fırçası üretiyorsunuz? Sizle iletişime geçmek ya da sizle iş yapmak isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Bizimle iletişime geçmenin en iyi yolu danidom@danidom.com adresine e-mail yollamak. Günümüz teknolojisi bize her dili çevirebilme ve kolaylıkla anlaşma fırsatını sunuyor. Haftalık çok sayıda fırça üretebiliriz, üretim miktarı bizim için problem değil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Şimdi de biraz kişisel sorulara gelelim, umarım sizin açınızdan da bir mahsuru yoktur. Gerçekten bir üreticinin rutinine dair bir şeyler duymak isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum forumlarda. Bana ideal tıraşınızı anlatır mısınız? Yani ideal bir tıraş setup'ı nasıl olmalı sizin için?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> [Bana bir YouTube linki veriyor: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzUDOQ&amp;t=12s&amp;ab_channel=Garci%60sBunch" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=pf2pewzU...i%60sBunch</a>] <br />
Her profesyonel kendine has bir sisteme sahiptir ama amaç son tahlilde vermiş olduğum linkteki gibi gözükmektir (Yalnızca İspanyolcasını bulabildim). Cildi olabildiği kadar sertleştirmek lazım ve bu yalnızca iyi bir fırça ve uzunca yüzü köpükleme ile mümkündür, birkaç ay sonrasında cilt sertleşir, güçlenir ve herhangi bir tahriş olmadan tıraş olabiliriz sakin sakin. Kolayca etkilenen hassas bir cilde sahipken ATG yapmamak önemlidir, her zaman WTG yapılır, cilt gitgide sertleştiği zaman ATG yapılması mümkündür. İyi bir ressam her zaman iyi bir tuval arar, yüzümüz bizim tuvalimizdir, iyi durumda olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TT_Shaves:</span> Gördüğüm kadarıyla bugün insanların büyük fırçalar kullanma temayülü var, 26, 28, 30, hatta 32mm.lik fırçalar gibi. Ancak tarihin kendisine şöyle bir baktığımız zaman insanlara 17-21mm. Knotlara sahip fırçalar da yetiyormuş. Bir üretici olarak bu temayül hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sizin tercih ettiğiniz knot kalınlığı kaç mm'dir ve neden?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DaniDom:</span> Benim ideal ölçüm 22mm. Knotlardır. 22mm. Bir fırçaya sahip olduğunuz zaman sabunu suratınıza yayma noktasında biraz daha fazla çalışmanız gerekir ve bu cildi sertleştirmeye yarar. Birçok üretici ürünlerini daha pahalıya satabilmek için kıl kalınlığını artırdı, buna hiç gerek yok. Benzer bir sıkıntı uzun porsuk kıllarında da yaşanıyor, bunu telafi edebilmek adına kıl kalınlığını artırmayı düşündüler ama bu Kuzeyin bir alışkanlığı ve bir manası da yok. Bizim 22mmlik knotumuz pratikte 24mm. Bir fırça gibi davranır ki bunu gözlerinle görme fırsatın oldu diye düşünüyorum.</div>
<br />
Sonuç olarak DaniDom firmasının kendisini, yöneticilerini, işe yaklaşımlarındaki şiarını öğrenmiş ve dilimiz döndüğünce fırçaya dair incelemeyi sunmuş olduk. Bunun dışında DaniDom firması Türkiye'deki distribütörlerini de aramakta. Bunun da duyurusunu bu vesileyle yapmış olalım. Web sitelerini <a href="https://www.danidom.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.danidom.com/</a> adresi üzerinden inceleyebileceğiniz gibi kendilerine de danidom@danidom.com e-maili üzerinden ulaşabilirsiniz. Son olarak eklemek istediğim bir husus daha var. Bu yazının ortaya çıkmasında büyük emeği olan, her türden soruları kendileriyle paylaştığım, bu sorular üzerine birlikte kafa yorduğumuz dostlarım <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=41" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@marv</a> ve <a href="https://REKLAM%20FİLTRELENMİŞTİR/member.php?action=profile&amp;uid=29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">@Timor1322</a> ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım.<br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">HY<br />
TiffanyT_Shaves</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yerli domuz fırçalar]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14189</link>
			<pubDate>Sat, 20 Nov 2021 10:37:52 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14189</guid>
			<description><![CDATA[Komşularım merhaba, yerli fırçalarımızı kullanmak istiyorum. Gerek fiyatlarının uygunluğu, gerekse yerli üreticimizi desteklemek adına. Fakat aldığım her yerli domus fırça beni pişman etti. Kılları yüzde köpürtme yaparken hiç yayılma yapmıyor ve çok fazla atlama yapıyor. Yani sağa sola köpük sıçratıyor. Ekstra olarak yüzümü tahriş ediyor. Sanırım kılların gereksiz nizamı yerleştirilmesinden dolayı oluyor. Bunun bir çözümü var mıdır? Yoksa diğer markalara mı yönelmeliyim? Hepinize teşekkür ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Komşularım merhaba, yerli fırçalarımızı kullanmak istiyorum. Gerek fiyatlarının uygunluğu, gerekse yerli üreticimizi desteklemek adına. Fakat aldığım her yerli domus fırça beni pişman etti. Kılları yüzde köpürtme yaparken hiç yayılma yapmıyor ve çok fazla atlama yapıyor. Yani sağa sola köpük sıçratıyor. Ekstra olarak yüzümü tahriş ediyor. Sanırım kılların gereksiz nizamı yerleştirilmesinden dolayı oluyor. Bunun bir çözümü var mıdır? Yoksa diğer markalara mı yönelmeliyim? Hepinize teşekkür ederim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Domuz kılı fırça temizlik problemi]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14187</link>
			<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 10:47:57 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=14187</guid>
			<description><![CDATA[Komşularım herkese keyifli tıraşlar diliyorum. Benim sorunum fırçaların kıllarına yapışmış olan kireç artıklarını bir türlü giderememe. Antalya'da ikamet ediyorum ve maalesef sularımız baya kireçli. Dezenfekte ürünlerine çok bulaşmak istemiyorum. Bu işi şampuan türevi daha çok cilt dostu bir ürünle yapabilir miyim merak etmekteyim. Bir kaç videoda dove sabun, diş macunu gibi değişik ürünleri gördüm. Fikirlerinize açık olmakla beraber ilginiz ve yardımlarınız için önceden teşekkür ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Komşularım herkese keyifli tıraşlar diliyorum. Benim sorunum fırçaların kıllarına yapışmış olan kireç artıklarını bir türlü giderememe. Antalya'da ikamet ediyorum ve maalesef sularımız baya kireçli. Dezenfekte ürünlerine çok bulaşmak istemiyorum. Bu işi şampuan türevi daha çok cilt dostu bir ürünle yapabilir miyim merak etmekteyim. Bir kaç videoda dove sabun, diş macunu gibi değişik ürünleri gördüm. Fikirlerinize açık olmakla beraber ilginiz ve yardımlarınız için önceden teşekkür ederim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nom Tıraş Fırçası - LASSE 41 LE vs. Jaguar 236 karşılaştırma]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13863</link>
			<pubDate>Mon, 31 May 2021 23:19:44 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13863</guid>
			<description><![CDATA[<a href="https://www.hizliresim.com/b0h5tub" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/b0h5tub.jpg" alt="b0h5tub.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://www.hizliresim.com/gacyieh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/gacyieh.jpg" alt="gacyieh.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İkisini de sırayla 2 aydır kullanıyorum. İkisine de normal kullanım dışında herhangi bir yumuşatma işlemi yapmadım. 2-3 günde bir tıraş olurum, yüzde köpürtme yapıyorum, köpürtme kasesi kullanmıyorum. Cella ve Arko sabunlarla denedim ikisini de. <br />
<br />
Fiziksel olarak fotoğraflarda da görüleceği üzere Jaguar'ın sapı bariz daha kısa, kıl boyu ise bariz olmasa da o da biraz kısa. Fakat Jaguar çok daha omurgalı. Kıl boyu kısa olduğu için değil, kıl sayısı Jaguar'ın daha fazla, daha yoğun. Jaguar'ın düğüm çapı daha geniş. İkisinin de hemen hemen aynı oranda sert, siyah kılları var, ayıklamadım.<br />
<br />
Asıl önemli olan ise köpük performansında Jaguar açık ara önde. Daha kısa sürede daha çok köpük yapıyor. Jaguar daha fazla köpük tutabiliyor. Gerektiğinde ikinci-üçüncü perdeye ya da rötuşlar için Jaguar üzerinde daha fazla köpük bulunuyor. Nom ise köpük performansı Jaguar'a göre kötü.<br />
<br />
İkisinde de eşit miktarda kıl döküldü, bu açıdan fark yoktu.<br />
<br />
Nom hiç kokmadı, ne ıslakken ne de ilk aldığımda. Jaguar ise ıslakken çok kötü kokuyordu ilk kullanımlarda. Yalnız kullanıkça Jaguar'ın ıslakken kötü kokusu ciddi miktarda azaldı, kötü koku zamanla bitecek gibi duruyor. Kokuyu gidermek için fazladan bişey yapmadım.<br />
<br />
Nom fırçayı <a href="https://bonherre.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://bonherre.com</a> dan 76 liraya aldım. Link veremiyorum. 76 liralık serisi stokta kalmamış. Lasse diye bonherre'de arama yaparsanız görürsünüz. Jaguar'ı 15 liraya nebioglukozmetik diye bir siteden aldım. <a href="https://www.nebioglukuafor.com/jaguar-236-tras-fircasi-1551" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.nebioglukuafor.com/jaguar-23...rcasi-1551</a> (Astra yeşil de 38 lira) <br />
<br />
Sonuç olarak iki fırça da kendi markalarının en ucuz fırçaları. Büyük fırça istemediğim için tercih ettim bu iki fırçayı. Kısa sapı ve başlardaki kötü kokusu sizi rahatsız etmeyecekse Jaguar 236 hem fiyat olarak hem performans olarak Nom fırçadan çok daha iyi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="https://www.hizliresim.com/b0h5tub" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/b0h5tub.jpg" alt="b0h5tub.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://www.hizliresim.com/gacyieh" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/gacyieh.jpg" alt="gacyieh.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
İkisini de sırayla 2 aydır kullanıyorum. İkisine de normal kullanım dışında herhangi bir yumuşatma işlemi yapmadım. 2-3 günde bir tıraş olurum, yüzde köpürtme yapıyorum, köpürtme kasesi kullanmıyorum. Cella ve Arko sabunlarla denedim ikisini de. <br />
<br />
Fiziksel olarak fotoğraflarda da görüleceği üzere Jaguar'ın sapı bariz daha kısa, kıl boyu ise bariz olmasa da o da biraz kısa. Fakat Jaguar çok daha omurgalı. Kıl boyu kısa olduğu için değil, kıl sayısı Jaguar'ın daha fazla, daha yoğun. Jaguar'ın düğüm çapı daha geniş. İkisinin de hemen hemen aynı oranda sert, siyah kılları var, ayıklamadım.<br />
<br />
Asıl önemli olan ise köpük performansında Jaguar açık ara önde. Daha kısa sürede daha çok köpük yapıyor. Jaguar daha fazla köpük tutabiliyor. Gerektiğinde ikinci-üçüncü perdeye ya da rötuşlar için Jaguar üzerinde daha fazla köpük bulunuyor. Nom ise köpük performansı Jaguar'a göre kötü.<br />
<br />
İkisinde de eşit miktarda kıl döküldü, bu açıdan fark yoktu.<br />
<br />
Nom hiç kokmadı, ne ıslakken ne de ilk aldığımda. Jaguar ise ıslakken çok kötü kokuyordu ilk kullanımlarda. Yalnız kullanıkça Jaguar'ın ıslakken kötü kokusu ciddi miktarda azaldı, kötü koku zamanla bitecek gibi duruyor. Kokuyu gidermek için fazladan bişey yapmadım.<br />
<br />
Nom fırçayı <a href="https://bonherre.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://bonherre.com</a> dan 76 liraya aldım. Link veremiyorum. 76 liralık serisi stokta kalmamış. Lasse diye bonherre'de arama yaparsanız görürsünüz. Jaguar'ı 15 liraya nebioglukozmetik diye bir siteden aldım. <a href="https://www.nebioglukuafor.com/jaguar-236-tras-fircasi-1551" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.nebioglukuafor.com/jaguar-23...rcasi-1551</a> (Astra yeşil de 38 lira) <br />
<br />
Sonuç olarak iki fırça da kendi markalarının en ucuz fırçaları. Büyük fırça istemediğim için tercih ettim bu iki fırçayı. Kısa sapı ve başlardaki kötü kokusu sizi rahatsız etmeyecekse Jaguar 236 hem fiyat olarak hem performans olarak Nom fırçadan çok daha iyi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Victorıa fırça]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13848</link>
			<pubDate>Mon, 24 May 2021 16:38:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13848</guid>
			<description><![CDATA[2. El işi yapan bir tanıdığımdan bugün edindim marka hakkında hiçbir bilgim yok gayet yumuşak bir yapısı var temizliğini ve ters kılların ayıklamasını yaptıktan sonra  keyif verici bir kullanımı olacağa benziyor <img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210524/9fe79858226b3d46d802e01d6bc9871d.jpg" alt="9fe79858226b3d46d802e01d6bc9871d.jpg" class="mycode_img" /><img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210524/3d4fcfae993e91e0624dc7bdb8a15c90.jpg" alt="3d4fcfae993e91e0624dc7bdb8a15c90.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2. El işi yapan bir tanıdığımdan bugün edindim marka hakkında hiçbir bilgim yok gayet yumuşak bir yapısı var temizliğini ve ters kılların ayıklamasını yaptıktan sonra  keyif verici bir kullanımı olacağa benziyor <img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210524/9fe79858226b3d46d802e01d6bc9871d.jpg" alt="9fe79858226b3d46d802e01d6bc9871d.jpg" class="mycode_img" /><img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210524/3d4fcfae993e91e0624dc7bdb8a15c90.jpg" alt="3d4fcfae993e91e0624dc7bdb8a15c90.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Omega 11137]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13770</link>
			<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 14:57:59 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13770</guid>
			<description><![CDATA[forumda konusunu bulamadım, buraya açayım dedim. bende bi tane 49 var ve omurgası yok gibi bir şey. yüze hafif bastırınca kıllar fazla açılıyor, masaj etkisi çok düşük. extrashaving'den almıştım ve durumu anlatınca iade/değişim yapacaklarını belirttiler ve sitede biraz dolanınca bu fırça gözüme çarptı. Sapı akçaağaç'tan. kullanan var mıdır? varsa artılarını eksilerini yazar mısınız? her iki fırçayı kullanmış bir komşumuz karşılaştırma yaparsa memnun olurum. herkese hayırlı günler, ramazanlar diliyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[forumda konusunu bulamadım, buraya açayım dedim. bende bi tane 49 var ve omurgası yok gibi bir şey. yüze hafif bastırınca kıllar fazla açılıyor, masaj etkisi çok düşük. extrashaving'den almıştım ve durumu anlatınca iade/değişim yapacaklarını belirttiler ve sitede biraz dolanınca bu fırça gözüme çarptı. Sapı akçaağaç'tan. kullanan var mıdır? varsa artılarını eksilerini yazar mısınız? her iki fırçayı kullanmış bir komşumuz karşılaştırma yaparsa memnun olurum. herkese hayırlı günler, ramazanlar diliyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Domuz Kılı Fırçalarda Sertlik Oranı/Cetveli]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13709</link>
			<pubDate>Wed, 31 Mar 2021 22:14:12 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13709</guid>
			<description><![CDATA[Öncelikle herkese iyi geceler diliyorum komşularım. (niye birbirimize komşum dediğimizi henüz çözemedim ama olsun <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /> ) <br />
Domuz kılı fırçalarda en sert olandan en yumuşak olana sıralamayı belirleyen bir tablo/cetvel falan var mıdır acaba? Mesela Semogue fırçalar kullanıldıkça sentetik/porsuk yumuşaklığına erişiyor. Ama hırdavatçılarda ya da internet sitelerinde toplu satılan elif fırçalar (6 tanesi 26.95) 100 yıl kullanılsa dahi hala soba borusu fırçası gibi çok sert. 2 fırçam var ve bunlar biraz fazla yumuşak kaldığı için yeni fırça arayışı içerisindeyim. Bu sebeple biraz diri/sert bir fırça almak istiyorum fakat neye göre seçim yapacağımı bilemiyorum. Elinizde bu sorun için yardımcı olacak bir tablo falan varsa atar mısınız? Şimdiden teşekkür ediyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Öncelikle herkese iyi geceler diliyorum komşularım. (niye birbirimize komşum dediğimizi henüz çözemedim ama olsun <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /> ) <br />
Domuz kılı fırçalarda en sert olandan en yumuşak olana sıralamayı belirleyen bir tablo/cetvel falan var mıdır acaba? Mesela Semogue fırçalar kullanıldıkça sentetik/porsuk yumuşaklığına erişiyor. Ama hırdavatçılarda ya da internet sitelerinde toplu satılan elif fırçalar (6 tanesi 26.95) 100 yıl kullanılsa dahi hala soba borusu fırçası gibi çok sert. 2 fırçam var ve bunlar biraz fazla yumuşak kaldığı için yeni fırça arayışı içerisindeyim. Bu sebeple biraz diri/sert bir fırça almak istiyorum fakat neye göre seçim yapacağımı bilemiyorum. Elinizde bu sorun için yardımcı olacak bir tablo falan varsa atar mısınız? Şimdiden teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fırçada çabuk çatallaşma normal midir?]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13440</link>
			<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 00:51:44 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13440</guid>
			<description><![CDATA[Herkese merhaba komşular. Öncelikle umarım hepiniz iyisinizdir. Yaklaşık 1 hafta kadar önce almış olduğum Jaguar 1056 domuz kılı fırçam malum kokusundan mütevellit tıraşı imkansızlaştırıyordu. Bende her geleneksel tıraşa gönül vermiş komşular gibi fırçayı günlük olarak köpürtüp, bir kaç saat köpüklü bekletip sonra da kuruttum. Ve baktım ki fırçanın kılları 1 haftanın sonunda çatallaştı. Normal uzun zaman sonra olması gereken hale geldi yani. Bunda bir anormallik var mıdır yok mudur sizlere danışmak istedim. Daha Bismillah kokusu yeni düzeldi. <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/huh.png" alt="Huh" title="Huh" class="smilie smilie_17" />  <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/firca.gif" alt="Fırça" title="Fırça" class="smilie smilie_24" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herkese merhaba komşular. Öncelikle umarım hepiniz iyisinizdir. Yaklaşık 1 hafta kadar önce almış olduğum Jaguar 1056 domuz kılı fırçam malum kokusundan mütevellit tıraşı imkansızlaştırıyordu. Bende her geleneksel tıraşa gönül vermiş komşular gibi fırçayı günlük olarak köpürtüp, bir kaç saat köpüklü bekletip sonra da kuruttum. Ve baktım ki fırçanın kılları 1 haftanın sonunda çatallaştı. Normal uzun zaman sonra olması gereken hale geldi yani. Bunda bir anormallik var mıdır yok mudur sizlere danışmak istedim. Daha Bismillah kokusu yeni düzeldi. <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/huh.png" alt="Huh" title="Huh" class="smilie smilie_17" />  <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/firca.gif" alt="Fırça" title="Fırça" class="smilie smilie_24" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Semogue Torga-C5 Premium Domuz Kılı Tıraş Fırçası]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13425</link>
			<pubDate>Sun, 13 Dec 2020 10:39:08 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13425</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar kendime yüzde köpürtmeye uygun, masaj etkisi yüksek, hassas cildi dostu, çiziciliği olmayan domuz kılı fırça arıyorum. Bu fırçayı kullanan komşumuz varsa bilgi verebilir mi? Razorusun stokların da güzel domuzcuklar gelmiş. Yoksa soc mu almalıyım.? Domuz kullanan üstadlarımız bilgi verirse çok memnun olurum. Keyifli tıraşlar <br />
<br />
<br />
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar kendime yüzde köpürtmeye uygun, masaj etkisi yüksek, hassas cildi dostu, çiziciliği olmayan domuz kılı fırça arıyorum. Bu fırçayı kullanan komşumuz varsa bilgi verebilir mi? Razorusun stokların da güzel domuzcuklar gelmiş. Yoksa soc mu almalıyım.? Domuz kullanan üstadlarımız bilgi verirse çok memnun olurum. Keyifli tıraşlar <br />
<br />
<br />
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Semogue 2000]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13403</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2020 17:49:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13403</guid>
			<description><![CDATA[Yaklaşık 4 senedir Jaguar 783 fırçamı kullanıyordum.  Köpürtmesi, yumuşaklığı, su tutması her konuda memnun kaldığım bir fırça oldu. Ve yüzümde köpürtme yapıyorum, çok da memnundum. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/1791dxz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Qp6LCGD/35-CF2-D5-A-8051-401-E-807-B-9-D2-D9-B274148.jpg" alt="35-CF2-D5-A-8051-401-E-807-B-9-D2-D9-B274148.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/xjM9XDD" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/QN6Spff/AC0-A14-EA-58-C8-4-F5-F-B184-F3-BB2156-C8-A1.jpg" alt="AC0-A14-EA-58-C8-4-F5-F-B184-F3-BB2156-C8-A1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bBzJjgn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/KqFwcjH/D04-DBDF0-EA75-4880-8115-448750-CAB1-F3.jpg" alt="D04-DBDF0-EA75-4880-8115-448750-CAB1-F3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Ama hep aklımda daha iyi bir fırça almak vardı. En son seneler önce İmpa dan Semogue almıştım. Çok kısa sürede ahşap üzeri boyaları neredeyse tamamen dökülmüştü. Sağ olsun Mustafa Bey hemen iade almıştı.<br />
<br />
Bende gidip Jaguar almıştım. Şimdi yeni fırçam Semogue 2000 oldu. Bugün ikinci günüm. Ben jaguar a yumuşak diyordum ama bunu kullanınca demeki daha yumuşak fırçalar varmış dedim.<br />
<br />
Herhangi bir işlem yapmadım. Koku da yoktu, direk kullanmaya başladım. Ama jaguar dan sonra köpük yapmakta çok zorlandım. Jaguar da iki perde tıraş bitince hala köpük dolu olurdu fırçam. Semogue de henüz istediğim kıvamda köpürtmeyi beceremedim. Çözeceğim herhalde.<br />
<br />
Hassas cildim vardır. Yeni bir fırça olmasına ve yüzümde köpürtme yapmama rağmen hiç rahatsız olmadım. Aksine çok sevdim.<br />
<br />
Ama kuruma süresi konusunda çok şaşırdım. Her sabah aynı saate tıraş olurum. Akşam jaguar fırçam kupkuru olurdu. Semogue hala tamamen ıslak. Nasıl bir su tutmaymış anlayamadım. Kururken yanlardan çıkan kıllar ile çirkin görünüyor <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/ZY84ZTQ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/BrZW1sh/146-C6540-74-EB-43-A8-B97-E-23-EBA7-D3-A554.jpg" alt="146-C6540-74-EB-43-A8-B97-E-23-EBA7-D3-A554.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/vd1f3hX" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C9B4b6P/06-E27-B02-73-C9-4862-ABE4-5-A95-AB0-C2992.jpg" alt="06-E27-B02-73-C9-4862-ABE4-5-A95-AB0-C2992.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fCTFF0Q" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7G0CCyb/C3-AF5-A9-B-1-ACF-4238-A077-5-B10-D2458641.jpg" alt="C3-AF5-A9-B-1-ACF-4238-A077-5-B10-D2458641.jpg" class="mycode_img" /></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yaklaşık 4 senedir Jaguar 783 fırçamı kullanıyordum.  Köpürtmesi, yumuşaklığı, su tutması her konuda memnun kaldığım bir fırça oldu. Ve yüzümde köpürtme yapıyorum, çok da memnundum. <br />
<br />
<a href="https://ibb.co/1791dxz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/Qp6LCGD/35-CF2-D5-A-8051-401-E-807-B-9-D2-D9-B274148.jpg" alt="35-CF2-D5-A-8051-401-E-807-B-9-D2-D9-B274148.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/xjM9XDD" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/QN6Spff/AC0-A14-EA-58-C8-4-F5-F-B184-F3-BB2156-C8-A1.jpg" alt="AC0-A14-EA-58-C8-4-F5-F-B184-F3-BB2156-C8-A1.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/bBzJjgn" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/KqFwcjH/D04-DBDF0-EA75-4880-8115-448750-CAB1-F3.jpg" alt="D04-DBDF0-EA75-4880-8115-448750-CAB1-F3.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Ama hep aklımda daha iyi bir fırça almak vardı. En son seneler önce İmpa dan Semogue almıştım. Çok kısa sürede ahşap üzeri boyaları neredeyse tamamen dökülmüştü. Sağ olsun Mustafa Bey hemen iade almıştı.<br />
<br />
Bende gidip Jaguar almıştım. Şimdi yeni fırçam Semogue 2000 oldu. Bugün ikinci günüm. Ben jaguar a yumuşak diyordum ama bunu kullanınca demeki daha yumuşak fırçalar varmış dedim.<br />
<br />
Herhangi bir işlem yapmadım. Koku da yoktu, direk kullanmaya başladım. Ama jaguar dan sonra köpük yapmakta çok zorlandım. Jaguar da iki perde tıraş bitince hala köpük dolu olurdu fırçam. Semogue de henüz istediğim kıvamda köpürtmeyi beceremedim. Çözeceğim herhalde.<br />
<br />
Hassas cildim vardır. Yeni bir fırça olmasına ve yüzümde köpürtme yapmama rağmen hiç rahatsız olmadım. Aksine çok sevdim.<br />
<br />
Ama kuruma süresi konusunda çok şaşırdım. Her sabah aynı saate tıraş olurum. Akşam jaguar fırçam kupkuru olurdu. Semogue hala tamamen ıslak. Nasıl bir su tutmaymış anlayamadım. Kururken yanlardan çıkan kıllar ile çirkin görünüyor <img src="http://www.geltir.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
<a href="https://ibb.co/ZY84ZTQ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/BrZW1sh/146-C6540-74-EB-43-A8-B97-E-23-EBA7-D3-A554.jpg" alt="146-C6540-74-EB-43-A8-B97-E-23-EBA7-D3-A554.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/vd1f3hX" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/C9B4b6P/06-E27-B02-73-C9-4862-ABE4-5-A95-AB0-C2992.jpg" alt="06-E27-B02-73-C9-4862-ABE4-5-A95-AB0-C2992.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<a href="https://ibb.co/fCTFF0Q" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.ibb.co/7G0CCyb/C3-AF5-A9-B-1-ACF-4238-A077-5-B10-D2458641.jpg" alt="C3-AF5-A9-B-1-ACF-4238-A077-5-B10-D2458641.jpg" class="mycode_img" /></a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni Jaguar 1071 Mix]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13236</link>
			<pubDate>Mon, 12 Oct 2020 14:16:36 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13236</guid>
			<description><![CDATA[Teknik Firca'nin instagram hesabinda karsilastigim bir firca. <br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/qDbJ23" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/qDbJ23.jpg" alt="qDbJ23.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmadan İzzet Bey'e ulastim, haftaya internet uzerinden satisa çıkacağını belirtti. Fiyat araliginin 35-50 TL olmasini beklediklerini belirtti (saticiya gore degisebilir).<br />
Firca %50 domuz %50 sentetik kildan olusuyormus. Sap tasarimi dikkat cekiyor. Sentetik killar bildigimiz turden diye tahmin ediyorum, umarim f/p ürünü ile karsilasiriz.<br />
<br />
 Şunu da belirtmem gerekir, sentetik karisimin yapilma sebebi yine ekonomik, 60TL civarinda satilan 1071 icin berberler cok pahalı demeye baslamislar ve ciddi oranda satislar dusmus. Bu nedenle maliyetleri dusurmek icin mix yapmislar. Sap rengi de normal 1071 ile karistirilmasin diye farklılaştirilmis.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Teknik Firca'nin instagram hesabinda karsilastigim bir firca. <br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/qDbJ23" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/qDbJ23.jpg" alt="qDbJ23.jpg" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Firmadan İzzet Bey'e ulastim, haftaya internet uzerinden satisa çıkacağını belirtti. Fiyat araliginin 35-50 TL olmasini beklediklerini belirtti (saticiya gore degisebilir).<br />
Firca %50 domuz %50 sentetik kildan olusuyormus. Sap tasarimi dikkat cekiyor. Sentetik killar bildigimiz turden diye tahmin ediyorum, umarim f/p ürünü ile karsilasiriz.<br />
<br />
 Şunu da belirtmem gerekir, sentetik karisimin yapilma sebebi yine ekonomik, 60TL civarinda satilan 1071 icin berberler cok pahalı demeye baslamislar ve ciddi oranda satislar dusmus. Bu nedenle maliyetleri dusurmek icin mix yapmislar. Sap rengi de normal 1071 ile karistirilmasin diye farklılaştirilmis.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Omega 10072 Tıraş Fırçası İncelemesi]]></title>
			<link>http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13210</link>
			<pubDate>Tue, 06 Oct 2020 17:45:38 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.geltir.com/showthread.php?tid=13210</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20201006/5e2fea3a1ca11badb4a6933fb9c2aecb.jpg" alt="5e2fea3a1ca11badb4a6933fb9c2aecb.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
Fırçayı 5-6 sene önce yine forumdan bir dostumuz hediye etmişti. Öyle hiç kullanmadan bir kenara koydum. Ve hiç kullanmadan bugünlere kadar geldi. Kullanmama nedenime gelince o dönemlerde elimde o kadar çok fırça vardı ki zaten rotasyonumda sıra gelmeyecek bir üründü.<br />
<br />
* 22mm düğüm - 50mm kıl boyuna sahip bir fırça. Domuz kılı fırçalar için özellikle de Omega-Jaguar tipi kıl kullanan üreticiler için düğüm ne yazık ki kısa kalıyor. Düğüm içersinde çizici batıcı diye tabir ettiğimiz kıllar bir hayli var. Bu gibi kısa düğüme sahip fırçalarda kılların kesilmesini tavsiye etmiyorum. Zira düğüm kısa olduğu için yüzde köpürtme esnasında kestiğiniz kılların dip kısımları cildinize değebileceğinden daha fazla tahrişe sebebiyet verecektir. Kıl düğümden komple çekilebilir ancak ben herhangi bir müdahale de bulunmadım. Bu işlem de düğüme zarar verecek uygulamalardandır. Kullandığım hiçbir fırça da da bulunmamayı tercih ediyorum. <br />
<br />
* İlk başlarda kazık gibiydi. Fırçanın omurgası bariz hissediliyordu. Malumunuz bu omurga yapay bir omurga. Düğüm kısa ve epoksiyle oluşan bir baskı durumu var. Birkaç kullanımdan sonra fırça açılmaya başladı.<br />
* Plastik bir sapı var. Tutuş tarzınıza bağlı olarak ergonomi değişkenlik gösterse de genele hitap edebilen bir fırça. Malzeme kalitesi ucuz hissiyatlı. İşçilik de problem yok.Omega ' yla bizim yerli fırçaların ayrıldığı en büyük fark işçilik kalitesidir. Kıllar benzer nitelikte,  benzer süreçlerden geçerek işlenmektedir. İşçilik de fark kendini gösterir.<br />
* Fırçayla çok rahat köpük üretebiliyorum , ürettiğim bu köpük de kullanılan sabun/krem miktarına bağlı olarak 3 perdeye kadar  tıraşımı tamamlıyor. <br />
<br />
Genel yorumum şudur. Fırçanın ölçüleri tasta köpürtme için uygun değil. Bundan mütevellit yüzde köpürtme yaparak kullanılması gerekiyor. Lakin fırçanın ölçüleri ve domuz kılının batıcı/çizici etkisinden ötürü yüzde köpürtme de konfor geri planda kalmakta. Fırçanın iki haftalık kullanım sonucunda yumuşadığı ve daha da yumuyaşayacağı bir gerçek ancak ne olursa olsun mevcut tecrübelerime göre domuz kılı fırçalar için ideal anlamda en az 55mm düğüm kullanılması gerektiğini düşünmekteyim. Gerek konfor , gerekse de yüzde akıcılık ve köpük yutmama anlamında...  Yüzde akıcılık ( flow) nispeten zayıf. Badana şeklinde kullanım yapılır yapılmaya ama yine yukarda yazdığım şekilde bu kullanım için de düğüm kısa kalıyor. <br />
<br />
Sonuç itibariyle bu fırçayı özellikle yeni başlayanlara , acemilere tavsiye etmiyorum. Tahriş yaşayacaklardır. Tecrübeli kullanıcılar cildi elveriyorsa kullanabilirler. Ben kullanıyorum, fırça kaynaklı tahriş yaşamadım ama hassas ciltli arkadaşlar kesinlikle uzak durmalılar.  Elde varsa yukarda belirttiğim detaylar dahilinde  kullanılır , çöp değil ancak 40-65 TL arası fiyatı göz önüne alındığında hiç kimseye tavsiye etmiyorum. Benzer fiyat aralığında çok daha iyi alternatifleri bulunmakta.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://uploads.tapatalk-cdn.com/20201006/5e2fea3a1ca11badb4a6933fb9c2aecb.jpg" alt="5e2fea3a1ca11badb4a6933fb9c2aecb.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
Fırçayı 5-6 sene önce yine forumdan bir dostumuz hediye etmişti. Öyle hiç kullanmadan bir kenara koydum. Ve hiç kullanmadan bugünlere kadar geldi. Kullanmama nedenime gelince o dönemlerde elimde o kadar çok fırça vardı ki zaten rotasyonumda sıra gelmeyecek bir üründü.<br />
<br />
* 22mm düğüm - 50mm kıl boyuna sahip bir fırça. Domuz kılı fırçalar için özellikle de Omega-Jaguar tipi kıl kullanan üreticiler için düğüm ne yazık ki kısa kalıyor. Düğüm içersinde çizici batıcı diye tabir ettiğimiz kıllar bir hayli var. Bu gibi kısa düğüme sahip fırçalarda kılların kesilmesini tavsiye etmiyorum. Zira düğüm kısa olduğu için yüzde köpürtme esnasında kestiğiniz kılların dip kısımları cildinize değebileceğinden daha fazla tahrişe sebebiyet verecektir. Kıl düğümden komple çekilebilir ancak ben herhangi bir müdahale de bulunmadım. Bu işlem de düğüme zarar verecek uygulamalardandır. Kullandığım hiçbir fırça da da bulunmamayı tercih ediyorum. <br />
<br />
* İlk başlarda kazık gibiydi. Fırçanın omurgası bariz hissediliyordu. Malumunuz bu omurga yapay bir omurga. Düğüm kısa ve epoksiyle oluşan bir baskı durumu var. Birkaç kullanımdan sonra fırça açılmaya başladı.<br />
* Plastik bir sapı var. Tutuş tarzınıza bağlı olarak ergonomi değişkenlik gösterse de genele hitap edebilen bir fırça. Malzeme kalitesi ucuz hissiyatlı. İşçilik de problem yok.Omega ' yla bizim yerli fırçaların ayrıldığı en büyük fark işçilik kalitesidir. Kıllar benzer nitelikte,  benzer süreçlerden geçerek işlenmektedir. İşçilik de fark kendini gösterir.<br />
* Fırçayla çok rahat köpük üretebiliyorum , ürettiğim bu köpük de kullanılan sabun/krem miktarına bağlı olarak 3 perdeye kadar  tıraşımı tamamlıyor. <br />
<br />
Genel yorumum şudur. Fırçanın ölçüleri tasta köpürtme için uygun değil. Bundan mütevellit yüzde köpürtme yaparak kullanılması gerekiyor. Lakin fırçanın ölçüleri ve domuz kılının batıcı/çizici etkisinden ötürü yüzde köpürtme de konfor geri planda kalmakta. Fırçanın iki haftalık kullanım sonucunda yumuşadığı ve daha da yumuyaşayacağı bir gerçek ancak ne olursa olsun mevcut tecrübelerime göre domuz kılı fırçalar için ideal anlamda en az 55mm düğüm kullanılması gerektiğini düşünmekteyim. Gerek konfor , gerekse de yüzde akıcılık ve köpük yutmama anlamında...  Yüzde akıcılık ( flow) nispeten zayıf. Badana şeklinde kullanım yapılır yapılmaya ama yine yukarda yazdığım şekilde bu kullanım için de düğüm kısa kalıyor. <br />
<br />
Sonuç itibariyle bu fırçayı özellikle yeni başlayanlara , acemilere tavsiye etmiyorum. Tahriş yaşayacaklardır. Tecrübeli kullanıcılar cildi elveriyorsa kullanabilirler. Ben kullanıyorum, fırça kaynaklı tahriş yaşamadım ama hassas ciltli arkadaşlar kesinlikle uzak durmalılar.  Elde varsa yukarda belirttiğim detaylar dahilinde  kullanılır , çöp değil ancak 40-65 TL arası fiyatı göz önüne alındığında hiç kimseye tavsiye etmiyorum. Benzer fiyat aralığında çok daha iyi alternatifleri bulunmakta.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>